Öz Şefkatin Farkındalığı

Acıyla yüzleşerek, onu derinlemesine görebilme erdemi, acıyı çözecek yanıtı verebilir. Böyle bir tutum, acıyı azaltır, yüreği nezaket, bilinçlilik ve güçlü bir iradeyle destekler.
Acıyı sarmanın en güzel hali ise şefkattir. Şefkat, gerektiğinde dinlemeye hazır olup, sessiz kalabilmeyi gerektirir. Bu, birisine acımanın ötesinde bir tutumdur. Şefkat öğrenmemiz gereken bir şey değildir, zaten en derin doğamızda vardır. Tanıyıp, ortaya çıkarmamızı beklemektedir. Önemli olan acıya takılıp kalmadan veya hoşnutsuzluk hissetmeden onu  gözlemleyebilmektir. Benim acım, senin acın, düşmanın acısı diye ayırmadan, sadece acı olarak alabilmektir. Çünkü her duygu ortak duygudur, paylaşılır. Ortak duyguyu hissetmek, empati duymaktan, anlamaktan geçer. “Kendine nasıl davranılmasını istiyorsan, başkalarına öyle davran.”
Olağanüstü toplumsal durumlarda, insanlar, zamanlarını, kaynaklarını, bilgilerini ve deneyimlerini paylaşarak birbirlerine destek olur. Böyle anlar, toplumda şefkati ve yardımlaşmayı ortaya çıkarır. Böyle durumlarda kalmasak bile birbirimizi anlamayı seçebiliriz.
Dünya kendi çevrelerinde dönüyormuş gibi davranan insanlara rastlarız, ancak bazen bizim de aynı şekilde davrandığımızı fark etmeyebiliriz. Belki bazen biz de onlar gibi başkalarını kızdırıyoruzdur. Hoşlanmadığımız bir durumla karşılaşınca, “Aynı benim gibi” deyin. Başkasına kızdığımız durumların altında yatan nedenleri bilemeyebiliriz. Bir kuyrukta arkadan iten, belki evdeki hasta çocuğuna yetişiyor olabilir, yavaş hareket eden de belki artritle mücadele ediyordur.  Her şekilde nedeni bilemeyiz, bildiğimiz şey şudur: onlar da bizim gibi mutlu olmak ister. Bir an durup bakarsak, hepimizin aynı teknede olduğunu anlayabiliriz. Diğer bir deyişle, dünyayı “olduğu gibi” görmeye bir adım daha yaklaşırız.
Kısaca şefkat, seçim yapmaz. Düşmana da şefkat gösterebiliriz, sıralamada en sona gelseler bile. Ama şefkatli olmak kendimizden başlar. Pek çok kişi için bu oldukça zordur.

“Tüm evrende sizin sevgi ve şefkatinize en çok ihtiyaç duyan kişi, aslında yine sizsinizdir. Diğer herkes gibi siz de kendi sevgi ve şefkatinizi hak ediyorsunuz.” Budha
Başkalarına verebilmek için önce kendinize şefkatli olun. Acılarınızı farkındalıkla izleyin, dinleyin ve onları serbest bırakın. Çünkü başkalarını anlamanın yolu önce kendinizi anlamaktan geçer.

Yazan Selmin Erk

İçimizdeki Güç ve Farkındalık

Bilinçaltınızın derinliklerinde büyük bir hazine saklıyorsunuz. Bu hazine, iç huzur sağlayacak, sizi mutlu edecek ve hatta en büyük hayallerinize ulaşmanıza yardımcı olacak bir güç. Çoğumuz bu hazinenin ya hiç farkında değil ya da varlığını unutmuş halde. Günlük yaşamın baskısı, stresi ve koşturması nedeniyle ihmal edilmiş olabilir ancak hala sizde; zihninizde ve kalbinizde derin bir yerlerde saklı…

Bir çocukken ne olmayı hayal etmiştiniz? O zamanları hatırlayın… Para kazanma kaygısıyla belki de pek çok kişi çocukluk hayalini unutur ve hayatını sürdürebilmek için yapmakta olduğu işe odaklanır. “Ne yapmak” yerine “Ne olmak” istediğimizin hedefini zamanla unutmuş olsak da araştırmalar, ne OLMAYA odaklanmanın zihin için çok faydalı olduğunu göstermekte.

“Keşke hayatı başkalarının benden beklediği şekilde değil, bana doğru gelen şekilde yaşamaya cesaretim olsaydı.” Gençken pek çok insan, tutkularına giden kapıyı, tüm dünyanın kendisine açmaya hazır olduğuna inanır. Peki yaş ilerledikçe hayallerinden ve başarmak istediği şeylerden hangi ara taviz verir hale gelir?

Deneyimlediğimiz hayal kırıklıkları, stres, sınırlayıcı düşünceler, zorlanmalar gün geçtikçe birikir. İçimizde bu şekilde birikenleri bırakmak elimizde… Bu sınırlardan özgürleşmeyi ve en gerçek, masum doğamıza dönmeyi derinden özleriz. İşte HAYAL ETMEK buna yardımcı olur.

Cristopher Cruz’un “Şeylerin üzerinde Zihin” makalesinde yer alan araştırmada, yaratıcı hayal gücünü kullanarak pratik yapmanın sadece pratik yapmaktan daha faydalı olduğu kanıtlanmıştır. Araştırmada hedefe ulaştıklarını önceden hayal ederek pratik yapanların, sadece pratik yapanlara göre daha hızlı verim aldıkları görülmüştür. Yaratıcı hayal gücüyle, yaşadığımız günlük hayatı daha üretken, keyifli hale getirecek şekilde etkileyebilir ve adeta yeniden yaratabiliriz. Kendimizi olmak istediğimiz gibi hayal ederek, yeniden yaratmaya kendimizden, iç huzur ve üretkenliğimizden başlar ve giderek tüm dünyamızı değiştirebiliriz.

İşte içimizdeki bu sınırsız gücü tekrar keşfetmenin 3 ana maddesi;

İmgeleme:

İmgeleme yönteminin çok uzun yıllardır başarılı atletler tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Michael Jordan’ın gözleri kapalı sürekli başarılı serbest atış yaptığını imgelediği egzersiz, çoğu kişi tarafından bilinmektedir. Kas hafızasının, pozitif imgelem gücüyle birleşmesi sonucu sayı olan atışlarını gerçekten görmeye ihtiyaç duymadan başarabiliyor olması bunun kanıtıdır. Nörobilim uzmanı Mark Waldman, hayal etmenin beyin için şart olduğunu söylemektedir. Araştırmalara göre çalışırken ara vererek hayal eden kişilerin hayal etmeyen kişilere göre daha verimli olduğu ortaya çıkmıştır.

Oyun

Birçok canlının oyun oynayarak öğrendiğini ve geliştiğini biliyoruz. Bunun en güzel örneği ise oynamayı çok seven çocuklarımız! Akranlarıyla, hayal güçlerini kullanıp rol yaparak öğrenirler. Araştırmalara göre yetişkinler de oyun oynayarak öğrenebilir. Ne yazık ki yetişkinlerin çoğu oyunu, zihinlerde geliştirici ve pozitif değişim yaratmak yerine şiddet ve yıkıcı rekabet tohumları ekmektedir.

Ve son olarak Mindfulness/Farkındalık

Jon Kabat-Zinn, Mindfulness yaklaşımını “Anda bulunduğunuz zamana bilinçli olarak odaklanmak” şeklinde tanımlamaktadır. Bu egzersizler stresi azaltır, gevşemeyi derinleştirir ve hayat kalitesini arttırır.  Time dergisinin yaptığı bir araştırmaya göre meditasyon yapmayı hiç düşünmemiş kişiler arasında Mindfulness meditasyonları gittikçe popüler olmaktadır.

İçinizdeki bu hazine, size çok daha keyifli, huzurlu bir hayat sunmaya hazırdır. Hayal etmekten, anda kalmaktan ve oyun oynamaktan vazgeçmeyin!